Memur-Sen Aydın İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Aydın Şube Başkanı A. Baki Karaer, Memur-Sen’in varlığının demokrasinin teminatı olduğunu savundu.

28 Şubat post modern darbesinin 4 Şubat tarihinde başlatıldığını anımsatan Baki Karaer, “İşte o gün 4 Şubat’ta tankları yürütüp ‘Acaba kim bunlara dur diyecek?’ diye beklediler. Ve bu süreçte ne oldu biliyor musunuz? O ‘5’li Çeteler’ denen sendikalar maalesef 28 Şubat post modern darbesinin olmasına çanak tuttular. İşte Memur-Sen’in varlığı bunun için çok önemli” dedi.
Türkiye’de demokrasi karşıtlarına karşı mücadele veren bir sendikal anlayışla hizmet ettiklerini belirten Karaer, Memur-Sen’in yapmış olduğu çalışmalarla bu ülkenin geleceği adına önemli kazanımlara imza attığını ifade etti. Türkiye’deki demokrasiyi kesintiye uğratanların yine aynı oyunu oynamak üzere senaryolar kullandıklarını söyleyen Karaer, şöyle konuştu: “Ülkemiz özellikle son 11 yıllık süreç içerisinde çok önemli hizmetlere karşılık bulurken maalesef ülkemiz üzerinde önemli oyunlar oynanmaya başlandı. Gezi eylemleriyle başlayan ve başarıya ulaşamayan eylemler gibi maalesef küresel güçlerin de katkısı, desteğiyle son dönemlerde milletin üzerine önemli bir oyun daha sergilenmeye çalışılıyor. Memur-Sen dün nasıl demokrasinin yanında, darbecilerin karşısında durduysa bugün de milletin iradesinin karşısında olanlara, Türkiye’yi değersiz göstermeye çalışanlara karşı aynı mücadeleyi aynı kararlılıkla sürdürecektir”

ses-gazetesi-aydin

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Nazilli Şubesi, dul ve yetim aylığı alan muhtaç 80 aileye gıda yardımı yapacak.

Her yıl düzenli olarak gıda-kömür yardımı yapan TÜED Nazilli Şubesi, dul ve yetim maaşı alan muhtaç durumdaki yaklaşık 80 aileye Ramazan ayında gıda yardımı yapıyor. Başta Mahalle Muhtarları ile koordineli olarak çalıştıklarını ve bizzat kendilerinin de yardım ettikleri kişileri araştırdıklarını ifade eden TÜED Nazilli Şubesi Başkanı A.Cihat Coşkun; “Geçtiğimiz yılda olduğu gibi, bu yılda Ramazan’da yardımlarımız devam edecek. Yardıma muhtaç vatandaşlarımız, düşük maaşlı, dul ve yetim ihtiyaç sahibi 80 aileye ulaşmayı hedefliyoruz. Sofralara en azından destek olursak çok mutlu oluruz. Bu gıda yardımlarını derneğimizin imkanlarıyla yapıyoruz” dedi.
Dernek Başkanı Coşkun, meyve suyu, çay, çiçek yağı, bulaşık deterjanı, arpa, şehriye, misafir şekeri, mercimek, makarna, toz şeker, pirinç, kolonya ve kuru fasulyeden oluşan yardım kolilerinin özenle hazırlandığına dikkat çekerken, yardımların dernekten verilen kuponlar ile anlaşmalı işyerlerinden dağıtımının yapıldığını söyledi.

Aydın Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Şenol Okur, bağımlılıktan kurtulmak isteyenlerin sayısının 8 yılda 13 kat artarak 227 bin 298 kişiye ulaştığını belirtti.

Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü nedeniyle bir açıklama yapan Dr. Şenol Okur, “Uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, ortaya çıkardığı sonuçlar sebebiyle, öncelikle kullanan kişiler ve onların yakın çevresi olmak üzere toplumun tamamını etkileyen çok önemli bir sağlık sorunudur. Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre bağımlılıktan kurtulmak için Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezleri (AMATEM)’ne başvuranların sayısı 2005 yılında 17 bin 211 iken, 8 yılda 13 kat artarak 2012 yılında 227 bin 298’e ulaştı. Uyuşturucudan kurtulmak için yardım isteyenlerin 3 bin 377’si çocuklardan oluşuyor” dedi.
Türkiye’de Avrupa ülkelerine kıyasla madde bağımlılığına ilişkin oranların çok aşağılarda olmasına rağmen uyuşturucu kullanımının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artmakta olduğuna işaret eden Dr. Okur, “Dolayısıyla gençlerimizi madde bağımlılığına karşı korumada tüm kurumlarımıza, medyaya, okullarımıza, sivil toplum kuruluşlarına ve tabii ki ailelerimize çok önemli görevler düşmektedir. Uyuşturucu ile mücadelede ailenin çok büyük bir önemi vardır. Anne ve babanın ilgisinden yoksun kalan çocuklar çevrelerinde gördükleri şeyleri iyi yada kötü olarak ayırt edemez ve uyuşturucu bağımlısı olabilir. Gençlerimiz daha hayat yolunun başındayken bu tehlikeden uzak tutulmalıdır. Ailesi tarafından sevildiğini bilen yavrularımızın, mutluluğu dışarıda ve bağımlılık yapıcı maddelerde arama şansı çok düşüktür. Sevgi üzerine kurulmuş bir aile yapısında bağımlılık yapıcı maddeler kendisine yer bulamaz” diye konuştu.

“VÜCUDUN BAĞIMLILIK MADDELERİNE İHTİYACI YOK”
“İnsan vücudunun bağımlılık maddelerine ihtiyacı yoktur” diyen Okur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mükemmel bir şekilde tasarlanan insan beyni, vücudun bütün dengelerini orantılı bir şekilde yönetmektedir. Dışarıdan alınacak bağımlılık maddesi bu mükemmel sisteme müdahale etmek ve işleyen mekanizmayı bozmak anlamına gelir. Bunun yanında hayatta karşılaştığımız olumsuzluklar, ailevi sorunlar, ekonomik sıkıntılar, başarısızlıkların da çözümü bu maddelerde de değildir. Tam tersine bağımlılık maddeleri sayılan sıkıntıları artırmaktan başka bir işe yaramaz. Çocuklarda arkadaş çevresi değişir, aile ilişkileri azalır, odasında yalnız kalmayı seçer, okul başarısı düşer, daha fazla para harcamaya başlar, bazen neşeli sakin bazen öfkeli saldırgan davranışlar gösterir. Fiziksel olarak bitkinlik, dalgınlık, uykuda düzensizlik, konuşma güçlüğü, solunum güçlüğü, terleme, titreme, gözde kanlanma, yüzde kızarma ve soğukluk, yürüme bozukluğu görülebilir.

ANNE BABALARA UYARI
Çocuğunun bağımlılık yapıcı madde kullanmaya başladığını anlayan annelere uyarılara bulunan Okur, “Öfke ile hareket etmeyiniz, çocuğunuzun sosyal çevresini gözlemleyiniz, çocuğunuzun arkadaşlarıyla iletişimini takip ediniz, çocuğunuzun uyuşturucu madde kullanmaya başlamasında sizin eksik ve hatanızın olup olmadığını gözden geçiriniz, çocuğunuzu kesinlikle suçlamayınız, çocuğunuza sevgi ve şefkatle yaklaşarak onunla kaliteli zaman geçirmeye çalışınız. Çocuk ve gençlerde, madde bağımlılığının başlangıcını gösteren kesin bir işaret yoktur. Ergenliğin olağan duygusal sorunları ya da başka ruhsal bozuklukların da benzer belirtilere yol açabileceği akılda tutulmalı; ancak, ergende madde kullanımı kuşkusunu akla getirebilecek bazı ciddi davranış değişiklikleri gözden kaçırılmamalıdır. Bu belirtilerin ciddiyetinin değerlendirilmesi, başka ruhsal sorunlarla ayırıcı tanının yapılması, çözüm önerileri ve tedavi yaklaşımı; madde kullanımı konusunda özelleşmiş çocuk veya ergen psikiyatristleri ve erişkin psikiyatristlerinin görev ve sorumluluk alanı içindedir. Bu nedenle ailelerin ve öğretmenlerin gençlerde madde bağımlılığını gösteren belirtileri tespit ettiğinde gecikmeden profesyonel sağlık yardımı alması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Halk Sağlığı İl Müdürü Okur, vatandaşların 171 Uyuşturucu Bilgilendirme ve Sigara Bırakma Hattı’nı arayarak gerekli yardım ve bilgiyi alabileceklerini sözlerine ekledi.