U 13 kategorisi Türkiye Şampiyonası ilk ayağında Denizlispor, Bucak Belediyesi Oğuzhanspor ile karşılaştı.

Denizlispor, rakibini 10-0’lık skorla geçerken, miniklerin mücadelesi alkış topladı.

Denizlispor’un golleri Hasan Karakaya (5),Emircan (2),Emirhan(2), İbrahim Abacı, ve Kaan(k.k) geldi. Karşılaşmaya hızlı başlayan Horozlar, ilk yarıyı Hasan Karakaya(4), Emirhan ve Emircan’ın golleriyle 6-0 önde kapattı. İkinci yarıda baskılı oyununu sürdüren Horozlar, Emircan, Kaan(k.k), İbrahim Hancı ve Hasan Karakaya’nın golleriyle karşılaşmayı 10-0 kazandı.

Didim Halk Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan Diş Protez kursu tamamlandı.

Kursta bir diş doktoru ve bir diş teknisyeni kurslarda eğitim verdi.
Didim Halk Merkezi Müdürlüğü bünyesinde Diş Protez kursu açıldı. 12 Mayıs tarihinde Didim İmam Hatip Ortaokulu salonunda verilmeye başlayan kursta Diş Hekimi Hilmi Yıldırım ile bir diş teknisyeni tarafından 20 kursiyere bilgiler verildi. 3 Temmuz’da sona eren kurslarla ilgili bilgiler veren Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Çoban, “Kursumuz yaklaşık 2 ay sürdü. Hafta içi her gün saat 18:30 ila 22:00 saatleri arasında kurslar verildi. Kursiyerlerimizin çoğunluğu Diş hekimlerinin yanından çalışıyor. Verimli bir kurs oldu. Başarılı olanlara sertifika verilecek. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

Nazilli’ye bağlı Şimşelli Mahallesi’ne minare yapıldı.

Nazilli Belediyesi tarafından Şimşelli Camisi’nin minare yapım çalışmaları geçtiğimiz ay sonu tamamlanarak mahalle sakinlerine hizmet vermeye başladı. Mahalle sakinlerinin talepleri üzerine minaresi olmayan Şimşelli camisine Nazilli Belediyesi tarafından yapılan çift şerefeli minarenin açılışı sade bir tören ile gerçekleştirildi. Şimşelli mahalle muhtarı Mustafa Güler ve mahalle sakinleri tarafından cami önünde düzenlenen yemekli mevlüt ile açılışı gerçekleştirilen çift şerefeli minarenin açılış kurdelesini Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık kesti.
Minarenin açılışına Belediye Başkanı Haluk Alıcık ile birlikte çevre mahalle muhtarları da eşlik etti. Okunan duaların ardından açılışı gerçekleştirilen minarenin Şimşelli sakinlerine hayırlı uğurlu olmasını dileyen Başkan Alıcık, “ Türk Milletinin bayrağı nasıl ki göklerde şerefle dalgalanıyor ise gök kubbenin altında yükselen minarelerimizden de ezan sesi dinmeyecektir. Şimşelli mahallemizin camisi olmasına rağmen göklere yükselen bir minaresi yoktu. Mahalle sakinlerimizin bizlerden ilk isteği camilerine bir minarenin yapılması olmuştu. Minare camilerin süsüdür, gösterişidir. Şerefelerinden 5 vakit okunan ezanı Müslümanlara duyurur. Yüce Rabbimin izni ile de bu camimizin minaresini mubarek Ramazan ayına yetiştirmiş olduk. Ramazan ayı boyunca ışıldayacak minaremiz den ezan sesleri ve dualar yükselecek” dedi.

Eğitim Sen Didim Temsilciliği, Didim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdikleri eylemle Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine İlişkin Yönetmeliği eleştirdi.

Eğitim Sen Didim Temsilciliği üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığının yönetici görevlendirme yönetmeliğini düzenledikleri basın açıklaması ile eleştirdi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlenen basın açıklamasına az sayıda Eğitim Sen üyesi katıldı.
Eğitim Sen İlçe Temsilcisi Turgay Elçi, yaptığı açıklamada; “Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine İlişkin Yönetmelik 10 Haziran 2014 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile birlikte eğitim kurumlarında 4 yılı dolduran bütün yöneticilerin görevleri yerlerine yenilerinin atanması ile birlikte sona erecektir. Bu ay itibari ile mevcut tüm idareciler boşa çıkacak ve yeni atamalarla kendi kadrolarını oluşturacaklar. Böylesi bir sürece sessiz ve tepkisiz kalmamız düşünülemez. Yıllardır savunduğumuz okulların demokratikleştirilmesi talebimiz tam da bugün yaşam bulmaktadır. Tüm idarecilerin yeniden belirleneceği bu süreçte eğitim emekçilerinin, okul bileşenlerinin katılımıyla ‘kendi yöneticilerimizi kendimiz seçeceğiz’ mücadelesi sürecektir” dedi.

Ramazan ayının yaz ayına denk gelmesi, havanın sıcak olması ve sahur-iftar arasındaki sürenin oldukça uzun olması bu ayı sağlıklı bir şekilde geçirmek için yapılan önerilerin diğer yıllara göre biraz daha farklı olmasına yol açıyor.

Yaz aylarında sıcaklardan dolayı sıvı kaybının arttığına işaret eden Dr. Raziye Uyguç, bu durumun su ihtiyacını artırdığını, sahur ve iftar arasındaki uzun sürenin de göz önünde bulundurulduğunda en çok dikkat edilmesi gereken noktaların başında sıvı alımının geldiğini söyledi. Uzun Ramazan günlerinde vücudun sıvı dengesini sağlayabilmek için yapılması gerekenler hakkında bilgiler veren Uyguç, “Sahur ve iftar süreçlerinde mümkün olduğunca su içmeye özen gösterin. Elektrolit dengesini sağlamak için daha çok ayran ve taze sıkılmış meyve suları için. Daha çok sebze ve meyve tüketin. Mideyi terk etme hızı yüksek olduğundan soğuk tüketimlerden kaçının. İftarda ağır, yağlı, kızartma gibi gıdalardan mümkün olduğunca uzak durun. İftara çorbayla başlayın. İftar öğününde mutlaka sebze yemeğine yer vermek ve mümkün olduğunca iyi çiğneyerek yavaş tüketmeye özen göstermek gerekiyor. Susuzluğa karşı karpuz yiyin” dedi.
Ramazanda öğün tüketimin sıklığındaki azalmayla birlikte görülen kabızlık şikayetini önlemek amacıyla ise iftardan bir-iki saat sonra yaz ayında olmanın avantajını da kullanarak meyve tüketimine özen gösterilmesi tavsiyesinde bulunan Uyguç, “Özellikle yaz meyvesi olan karpuz bol su içeriği ile iyi bir seçimdir. Sıcaklar da göz önünde bulundurarak ağır egzersizlerden kaçınmak gerekir. İftardan iki saat sonra hafif yürüyüşlerle destekleyerek daha rahat bir sindirim ve daha rahat bir uyku uyumayı sağlanabilir. Özellikle yüksek tansiyon, diyabet, böbrek hastaları gibi ve düzenli ilaç kullanması gereken kişiler oruç tutmaktan kaçınmalıdır. Sahura kalkmadan oruç tutmaya çalışmamalı, mutlaka kahvaltı niteliğinde meyve, sebze, yeşillik ve bol suyla desteklenmiş bir sahur öğünü yapılmalıdır. Sahur yapmadan oruç tutmak iftar ve sahur arasındaki açlık ve susuzluk göz önünde bulundurulursa ciddi kan şekeri düşüklükleri, tansiyon düşmelerine bağlı baş ağrısı, uyku hali, baş dönmesi, tahammülsüzlük gibi sıkıntılara neden olabilmektedir” diye konuştu.
Oruç tutacakların mutlaka sahura kalkması uyarısında bulunan Uyguç, sahurla ilgili beslenme önerilerini şu şekilde sıraladı: “Bol sıvı alımına dikkat edilmeli. Sebze ve meyve tüketimine öncelik verilmeli. Et grubunda tercih sırasında tavuk, hindi, balık, dana eti olacak şekilde yapılmalı. Yemekler iyi çiğneyip, yavaş tüketmeli. Ağır, kızartma, yağlı, hamur işleri şeklindeki besinlerden uzak durmalıdır”

Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye genelinde düzenlenen Ezanı Güzel Okuma Yarışması bölge finali Aydın’da yapıldı.

Efeler ilçesi Yavuz Sultan Camii’nde yapılan yarışmada, Aydın, İzmir, Antalya, Muğla, Burdur, Afyon, Denizli, Manisa, Uşak ve Isparta illerinde görev yapan din görevlileri katıldı. Birbirinden güzel sese sahip olan ve okudukları ezanlarla tüyleri ürperten din görevlileri kulakların pasını aldı. İl Müftüsü Ömer Kocaoğul’un başkanlığındaki jürinin değerlendirmesi sonucu Denizli Müftülüğü görevlisi Müezzin Kayyım Abdullatif Cengiz birinci olurken ödülünü de İl Müftüsü Ömer Kocaoğul’un elinden aldı. Yarışmaya katılan diğer katılımcılara ise çeşitli hediyeler verildi ve ayrıca yarışmadan sonra ikramda bulunuldu.
Denizli Müftülüğü görevlisi ve Ezanı Güzel Okuma Yarışması Bölge birincisi Müezzin Kayyım Abdullatif Cengiz, 13 Temmuz’da Eskişehir’de yapılacak Türkiye finalinde Ege bölgesini temsil edecek.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Salı pazarını gezdi.
Salı pazarı esnafına hayırlı işler dileyen Başkan Çerçioğlu vatandaşların sevgisi ile pazarda güçlükle ilerleyebildi.

 

Başkan Çerçioğlu’nu bir anda karşılarında gören vatandaşlar Başkan Çerçioğlu ile bol bol sohbet ettiler.
Pazar alışverişi de yapan Başkan Çerçioğlu, pazar esnafı ve vatandaşların sorunlarını yerinde dinleyerek anında çözüme kavuşturdu.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Vedat Nisanoğlu koroner bypass ameliyatı sonrası tekrar kalp rahatsızlığı geçirme riskini azaltmak için yaşam tarzının değiştirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Çoğu hastanın koroner bypass ameliyatı sonrası hastalığın tamamen ortadan kalktığını düşündüğünü ve bunun yanıltıcı olduğu işaret eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Vedat Nisanoğlu “Bypass ameliyatı ile daralmış veya tıkalı damarda kan akımı yeniden sağlanır. Ancak koroner arter hastalığının asıl sebebi aterosklerozdur ve bu hastalığı ilerlemesini ameliyat ile durdurmak mümkün değildir. Ameliyat sonrası koruyucu tedbirler alınmaz ise bypass damarlarında da hastalık gelişebilir. Dolayısıyla koroner arter hastalığına yol açan sigara içiciliği, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol düzeyi, stres gibi düzeltilebilir riskleri azaltmak hayati önem taşır. Bu nedenle bypass ameliyatından sonra hastaların yaşam tarzlarını değiştirmeleri gerekir” dedi.

“HASTALAR 6-8 HAFTA SONRA TAMAMEN İYİLEŞİR”
Koroner bypass ameliyatı sonrası iyileşme sürecinden de bahseden Nisanoğlu, “Ameliyat sonrası ilk 24-36 sat kalp cerrahisi yoğun bakımında yakın takip altında geçer. Hasta ameliyattan ortalama 4-6 saat sonra solunum cihazından ayrılır ve konuşabilir veya bir şeyler içebilir hale gelir. Sonraki 12-24 saat içerinde vücudundaki damar yolları veya drenaj hortumlarından aşamalı olarak kurtulan hastalar kendi başlarına yürür hale gelirler ve yoğun bakımdan çıkarılırlar. Hastalar 4-5 gün servis odalarında takip edildikten sonra evlerine taburcu edilmektedirler. Ameliyat sonrası 5-6 gün hastanede kalan hastalar taburcu olduktan 6-8 hafta sonra tamamen iyileşir ve normal hayatlarına dönebilirler. Bu süre içerisinde vücut kaybettiği kan ve proteinleri yerine koyar, ameliyatta kesilen göğüs kemiği de tamamen kaynamış olur. Hastalar genellikle taburcu olduktan 1 hafta sonra ev dışında da yürüyüşlere başlayabilir, 6 hafta sonra araba kullanabilir, cinsel aktivitede bulunabilir, işlerinin başına dönebilir hale gelmektedir” diye konuştu.

“HASTANIN MORAL VE MOTİVASYONUNU YÜKSEK TUTULMALI”
Koroner bypass ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinde hasta kadar hasta yakınlarına da büyük görevler düştüğünü ifade eden Nisanoğlu, “Hastanın yara yerlerinin bakımı, ilaçlarını zamanında ve düzenli almasını sağlamak, hastanın moral ve motivasyonunu yüksek tutmak hasta yakınlarının görevleridir. Hastalar 6 hafta boyunca sırt üstü uyumak zorundadır ve yük kaldırmalarına izin verilmez. İyileşme sürecinde hastaların kontrol muayenelerine düzenli gelmeleri istenir. Başarılı bir bypass ameliyatı sonrası hastalar ortalama 6-8 haftalık bir iyileşme döneminden sonra normal hayatlarına dönerler. Bu dönemden sonra hastalar genellikle ilaçlarını kullanmaya başlar ve düzenli olarak tıbbi kontrollerini ihmal etmezler. Ancak doktorlarının önerdiği yaşam tarzı değişikliklerini gerçekleştirmede isteksiz davranırlar. Oysa bypass sonrası kalp damarlarını korumak için hastaların kan basınçlarını, kan şekeri ve kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmalarının yanı sıra düzenli egzersiz yapmaları, yaşamlarındaki stresi azaltmaları, aile fertleri ile beraber sigarayı bırakmaları ve uygun beslenme alışkanlığı edinmeleri gerekir” ifadelerini kullandı.

“EN İYİ EGZERSİZ DÜZENLİ YÜRÜYÜŞLERDİR”
Günlük düzenli olarak yapılan egzersizlerin kalp sağlığının korunmasında yardımcı olduğunun altını çizen Nisanoğlu, “Düzenli egzersizlere alışan kalp ve damar sistemimizde faydalı değişiklikler başlar. Kalp fonksiyonları iyileşir, istirahat ve egzersiz esnasında kalp hızı ve kan basıncında artış oluşmaz, böylece kalp hastalığı ve buna bağlı komplikasyon gelişme riski azalır. Bypass ameliyatı geçiren hastalar için en iyi egzersiz düzenli yürüyüşlerdir. Haftada en az 3 gün ve günde en az 45 dakikalık bir yürüyüş programı kalp sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır. Günde 45-60 dakikalık sürede 3-5 kilometre yol yürünmelidir. Yürüyüşün ilk 5-10 dakikası yavaş tempoda ısınma amaçlı, sonraki 20-25 dakikası hızlı tempoda ve son 5-10 dakikası soğuma amaçlı yavaş tempoda olmalıdır. Bu basit egzersiz kalp sağlığınızı korumada oldukça etkilidir. Yürüme dışında, hafif koşular, bisiklet sürme veya merdiven çıkma egzersizleri de yapılabilir. Ancak unutulmamalıdır ki ağır ve yoğun egzersizlerin faydasından çok zararı olabilir” dedi.

“SİGARA İÇİLEN ORTAMDA BULUNMAK DA SAKINCALIDIR”
Sigara kalp ve damar sağlığının en büyük düşmanı olduğunu kaydeden Nisanoğlu sözlerine şu şekilde devam etti: “Bypass sonrası sigara içmeye devam edenlerde yeni damarların kısa sürede tıkanma olasılığı oldukça yüksektir. Günde bir adet ile 1 kutu içme arasında fark yoktur. Hatta sigara içilen ortamda bulunmak da sakıncalıdır. Sigara dumanındaki maddelerin vücuda girmesi ile kan pıhtılaşması tetiklenir, bu da kalp krizi ve ölümle sonuçlanabilir. Bu noktada hasta kadar hastanın ailesi ve arkadaşlarının da sorumlulukları büyüktür. Bypass ameliyatı, hasta ve ev halkının sigarayı bırakması için önemli bir fırsattır”

“YENİ BESLENME TARZI KALBİN YÜKÜNÜ AZALTACAKTIR”
Bypass ameliyatı sonrası beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Nisanoğlu, “Beslenme tarzını değiştirmek hepimiz için zordur. Ancak öğünlerimizde kademeli olarak yapacağımız küçük değişiklikler ile bu geçiş sürecini kolaylaştırabiliriz. Kalp koruyucu beslenme alışkanlığı edinmeniz bypass damarlarınızın daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Yeni beslenme tarzınız kan şekeri, kolesterol ve kan basıncı kontrolüne de büyük fayda sağlayacaktır. Ayrıca kilo vermenizi sağlayarak kalbin yükünü azaltacaktır. Hastalar aşırı kilolu ise, şeker hastalığı, hipertansiyon veya yüksek kolesterol gibi ek rahatsızlıkları varsa uygulanacak beslenme programı bir diyetisyen eşliğinde yapılmalıdır. Genel olarak bypass ameliyatı sonrası günlük gıda tüketimi 1600 kalorinin altında olmalıdır” şeklinde konuştu.

“HASTALARIN ÜÇTE BİRİNDE RUHSAL DEPRESYON OLUŞUYOR”
Bypass ameliyatı sonrasında hastaların çoğunda stres ve depresyon oluştuğunu öne süren Nisanoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Bypass ameliyatlarından sonra hastaların üçte birinde ruhsal depresyon oluştuğu gözlenmiştir. Depresyon, hastanın kişisel aktivite ve egzersiz kapasitesini azaltır, yorgunluk, halsizlik, duygusu oluşturur. Bu yakınmalar aile iş ve ortamında sorunlara yol açabilir, evlilik ve cinsel hayatı etkileyebilir. Bu durumda bir psikiyatri veya psikologdan profesyonel destek almak gerekir. Depresyon ile mücadele hastanın iyi hissetmesi ve kalp koruyucu yaşam tarzına uyum sağlamasını kolaylaştırır”.

Aydın’a bağlı Efeler ilçesinde meydana gelen asansör kazasının ardından Makine Mühendisleri Odası Temsilcilik Yürütme Kurulu Sekreteri M.Tunç Erlaçin bir açıklama yaptı.

Erlaçin kontrollerin devam ettiğini ifade etti.
Erlaçin’in yaptığı açıklamada şunlar kaydedildi:
“23.06.2014 tarihinde Efeler ilçemizde meydana gelen asansör kazasıyla ilgili olarak bu ve bu gibi olayların önlenmesi amacıyla apartman ve site yöneticilerinin odamıza başvurarak asansörlerinin periyodik kontrollerini ve bu kontroller sonucunda oluşan rapor doğrultusunda,can ve mal kaybını önlemek için bakım ve tamiratlarını yaptırmaları gerekmektedir.Şu anda Koçarlı ve Söke belediyeleri ve Aydın Organize Sanayi ile yapılmış olan protokoller neticesinde kontrollerimiz devam etmekte olup Efeler ve Didim ilçelerimizde protokoller hazırlanmış ve imza aşamasına gelmiştir.Bu konuda ilgililerin gerekli hassasiyeti göstereceğine inancımız tamdır.”